Obeziteyle mücadelede son yıllarda hem ilaç tedavileri hem de cerrahi yöntemler sıkça gündeme gelirken, hangi seçeneğin daha etkili ve güvenli olduğu sorusu kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Sabahattin Destek, obezitenin tek yönlü değil, çok boyutlu bir hastalık olduğunu vurgulayarak, tedavi kararının hastaya özel verilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Dünya genelinde obezite oranlarının hızla arttığını hatırlatan Destek, kalıcı kilo kaybı ve obeziteye bağlı hastalıkların kontrol altına alınması açısından tedavi yöntemlerinin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
İlaç tedavileri ne kadar etkili?
Son dönemde obezite ilaçlarının popülerliğinin arttığını belirten uzmanlar, bu tedavilerin özellikle hafif ve orta dereceli obezite vakalarında destekleyici bir rol üstlendiğini söylüyor. İştah baskılayıcı veya metabolizma düzenleyici etkileri olan bu ilaçların, mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerektiği vurgulanıyor.
Ancak uzmanlara göre, ilaç tedavileri bırakıldığında kilo geri alımı riski oldukça yüksek. Ayrıca ileri derecede obeziteye sahip ve ek hastalıkları bulunan bireylerde ilaçların tek başına yeterli olmadığına dikkat çekiliyor.
Prof. Dr. Sabahattin Destek: “Cerrahi, doğru hastada en kalıcı seçenektir”
Obezite cerrahisinin avantajlarına değinen Prof. Dr. Sabahattin Destek, şu ifadeleri kullandı: “Obezite ameliyatları, yalnızca kilo verdirmeyi değil; diyabet, tansiyon ve uyku apnesi gibi obeziteye bağlı hastalıkları da kontrol altına almayı hedefler.
Doğru hasta seçimi yapıldığında, obezite cerrahisi günümüzde en etkili ve en kalıcı tedavi seçeneklerinden biridir. Modern laparoskopik yöntemler sayesinde riskler önemli ölçüde azalmış, hasta konforu ciddi şekilde artmıştır.”
Destek, obezite cerrahisinin sanılanın aksine son çare değil, bilimsel kriterlere uygun hastalarda zamanında uygulanması gereken bir tedavi yöntemi olduğunu da sözlerine ekledi.
Destek: “Obezite tedavisinde tek bir doğru yok”
Vücut kitle indeksi, hastanın yaşı, ek hastalıkları, daha önceki kilo verme denemeleri ve yaşam tarzı gibi pek çok faktör, tedavi planının belirlenmesinde rol oynuyor. Hafif obezite vakalarında diyet, egzersiz ve ilaç tedavileri ön planda tutulurken; ileri derecede obezite ve metabolik hastalıkların eşlik ettiği durumlarda cerrahi tedaviler öne çıkıyor.
Laparoskopik obezite cerrahisi ile daha hızlı toparlanma
Laparoskopik obezite cerrahisinin günümüzde altın standart haline geldiğini belirten Prof. Dr. Sabahattin Destek, bu yöntemin hem güvenlik hem de hasta konforu açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. “Laparoskopik yöntemlerle yapılan obezite ameliyatlarında daha küçük kesilerle çalışıyoruz.
Bu da ameliyat sonrası ağrının azalmasını, enfeksiyon riskinin düşmesini ve hastaların çok daha kısa sürede günlük yaşamlarına dönmesini sağlıyor” diyen Destek, teknolojinin cerrahiyle birleşmesinin obezite tedavisinde ciddi bir fark yarattığını vurguladı.
Prof. Dr. Destek, laparoskopik cerrahinin yalnızca estetik bir kazanım olmadığını da sözlerine ekleyerek, “Bu yöntem sayesinde cerrahi alanı büyütülmüş görüntüyle net bir şekilde görüyoruz. Böylece hem cerrahi hassasiyet artıyor hem de komplikasyon riskleri en aza indiriliyor. Doğru hasta seçimiyle uygulandığında laparoskopik obezite cerrahisi, günümüzde en etkili ve en güvenli tedavi seçeneklerinden biri olarak öne çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu.
-TANITIMDIR. TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAZ…